Adat Hesaplama
Kasa Hesabı, Kasa Dışı Aktif Hesaplar, Pasif Hesaplar
Bilgi: Hesaplama, başlangıç tarihi dahil olacak şekilde yapılır. İşlem tarihleri kronolojik sırada girilmelidir.
Hesap Tipi ve Parametreler
Hareket Tablosu
| Tarih * | Borç Bakiyesi * | Makul Bakiye | Kalan Bakiye | Gün Sayısı | Faiz Oranı % | Hesaplanan Faiz | İşlem |
|---|
Sık Sorulan Sorular
Kasada uzun süre olağan dışı düzeyde yüksek nakit bulunması, uygulamada bu tutarın işletme faaliyetleri dışında kullanıldığı veya işletmeden ayrıldığı iddialarına konu olabilmektedir. Bu tür durumlarda, hesapların yalnızca adından ziyade işlemin gerçek mahiyeti önem kazanır. Nakitin fiilen ortaklar veya ilişkili kişiler nezdinde kullanımına işaret eden bir durum varsa, bu kullanım finansman sağlama niteliğinde değerlendirilerek emsal faiz (adat) hesaplaması konusu gündeme gelebilir.
Adat hesaplamasında tek bir “zorunlu oran” yerine, işlemin koşullarına göre emsallere uygunluk yaklaşımı esas alınır. Tutar, vade, para birimi, risk düzeyi ve benzer işlemlerde piyasada oluşan oranlar dikkate alınarak oran belirlenir. Bu nedenle uygulamada bankacılık piyasası oranları, benzer finansman işlemlerindeki oranlar veya işletmenin aynı dönemde kullandığı kredilerin koşulları referans alınabilmektedir. Önemli olan, seçilen oranın işlem koşullarıyla uyumlu biçimde açıklanabilir nitelikte olmasıdır.
Ortaklara veya ilişkili kişilere finansman sağlanması niteliği taşıyan faiz/adat tutarları, uygulamada bir hizmet karşılığı olarak değerlendirilebildiği için KDV yönünden gündeme gelebilmektedir. Bu çerçevede, adatın hangi işlem nedeniyle doğduğu, işlemin sürekliliği ve belgelendirme biçimi KDV uygulamasını etkileyen unsurlar arasındadır. Bu nedenle adat hesaplanması durumunda, KDV’nin doğuş zamanı ve oranı işlemin niteliğine göre değerlendirilir.
Ortaklara borçlar hesabındaki tutarlar, şirketin ortaklardan kaynak temin ettiğini gösterebilir. Bu borçlara faiz işletilip işletilmemesi, işlem koşullarına bağlı bir husustur. Bununla birlikte, ilişkili kişilerden sağlanan borçların belirli büyüklüklere ulaşması halinde “örtülü sermaye” değerlendirmesi gündeme gelebilir. Bu değerlendirmede borcun tutarı, öz sermaye ile ilişkisi ve borcun niteliği dikkate alınır. Faiz ödemeleri söz konusu olduğunda ise, faiz giderinin vergisel niteliği ile stopaj veya dolaylı vergi boyutu, işlemin niteliğine göre ele alınır.
Adat konusu, yalnızca kasa veya ortaklar cari hesabıyla sınırlı değildir. İşletmenin aktifinde yer alan bazı tutarlar, mahiyeti itibarıyla ilişkili kişilere sağlanan bir finansman imkanı olarak değerlendirilebilecek nitelik taşıyabilir. Bu tür durumlarda hesabın adı değil, alacağın veya aktarımın gerçek içeriği belirleyicidir. Olağan ticari koşullarla açıklanamayan, uzun süre tahsil edilmeyen veya ilişkili kişilerle bağlantısı bulunan tutarlar, emsallere uygun faiz değerlendirmesi kapsamında gündeme gelebilir.
Adat hesaplamasında dönemsellik ve tahakkuk ilkeleri önem taşır. Uygulamada hesaplama, yıl sonu kapanışlarında gündeme gelebildiği gibi ara dönemlerde de gündeme gelebilir. Geçici vergi dönemlerinde düzeltme yapılabilmesi mümkündür. Bununla birlikte, hesaplama ve belgelendirme periyodu tek tip olmayıp, işlemin sürekliliği, tutarın oluşum şekli ve muhasebeleştirme düzeni gibi unsurlara göre şekillenir.